Pages

3 Aralık 2010 Cuma

Sevgili Hayat



Sevgili hayat,
Bilirsin öteden beri senle bir alıp veremediğim var. Sanırım en temel sebebi senin bana verdiklerini kesinlikle geri alacak olman. Senden değil sensizlikten çekiniyorum aslında, sensizken nasıl olabileceğim hakkında kanıtlanmış bir fikrim yok, herkes gibi.

Bugün beni yordun*. Serdar Ortaç'ı anmadım ama. Anmadığımı da şimdi fark ettim. Sayesinde çok dolduğumda söyleyebileceğim tüm ifadelerim kayboldu. Bikbikbik başlıyorum "Hayaaağt beni..." diye. Geriye ket vurdu adamın şarkısı ha :/

***

Bu sabaha şahane başladım. Günaydın notları, mesajları, çevrimdışı msn iletileri kanlı canlı bir insanın elindeki bir mektuba dönüştü. Sırıta sırıta gittim işe. Doz aşımından gülücüklerim kırışıklara sebep olsa yeridir.

Önce işe, sonra staja gittim. Gittiğim kattaki son günümdü. Şizofreni gitgide daha fazla ilgimi çekiyor. Bir hastanın psikozundan çıkmaya, iyi olmaya başlaması inanılmaz güzellikte bir şey. Benim danışanım olmayan, sadece gözlemlediğim birisi dahi iyileşmeye başlayınca dünya daha güzel bir yer gibi gelmeye başlıyor bana. Yapılacak, yapılabilinir çok şey var.

Staj ertesi tez danışmanımla görüşecektim. İşe uğrayıp hazırlıklı gidecektim ama vakit kalmadı. Yeterince hazırlıklı olmaksızın gittim yanıma. Öğle yemeği muhabbetini de arada tost çay şeklinde geçiştirdim. Ölçeklerimin bilgisinin çıktısını alıp hem yedim hem bakındım. Okul ortamında vakit geçirmeyi özlemişim ders haricinde fark ettim. Neyse, yanına gittim. Bir kez daha fark ettim, dünya tatlısı bir tez danışmanım var. Oradaki motivasyonumla 3 tez 7 makale yazarım bence. Evet, evet. Yazarım. Tez bitince makale haline getirip yurtdışı yayın yapacağız, söz verdirtti hoca. Ahaha evet, sözü veren benim.

Az sonra da Umut gelecek, laflayacağız. Akşama "günaydın sürprizim"le biraz vakit geçireceğiz.

Yaptıklarım hem yoruyor, hem ruhuma dinginlik veriyor, hem kıvılcımlar yaratıyor. Yapacaklarım düşünürken yoruyor, eylerken neler olacağını merak ettiriyor. Geçen gün derste 01.12.2012'yi ve o günkü kendimizi düşledik de... O kadar iyi geldi ki. Evet, biliyorum. Neredeyim ve nerede olmak istiyorum, biliyorum.

Basit bir denklem:
(Haya)(t+l)=Denge

***

Anlattım bir kesidi sana güzelim hayat, verdiklerin iyisiyle kötüsüyle tartışmaya açık. Vereceklerin zaten muğlak. Vermeyeceklerini tartışmaya değmez.

Bildiğim ve söylediğim; iyi ki varım.

Not: Hayal kurmayı neredeyse yeni öğrendim desem inanır mısınız?
*Yorgunluk salt üzüntüyle ya da eforla ilgili değil ama. Fiziksel eforun yanında olumlu ve farklı derinlikte duygular da insanı bir başka yoruyor. İyi ki de yoruyor.

8 Kalem Kelam:

holywitch dedi ki...

hayal kurmak güzeldir azizem :))) ben de bugün güne çokzel başladım..
ruh ikizim, kafa ikizimsin diye boşuna konuşmuyomuşuz demek ki...

Melike dedi ki...

ee, kaçıncı benzerlik bu? :)
ortadoğu'nun ve balkanların en hızlı blogger kullanıcısısın sen^^

holywitch dedi ki...

yoğun bi gün olmayınca böle oluyo işte sulucum :)

who cares dedi ki...

dubab dubab şıp şıp dırını dubidu du du..

haa bir de bilooon çok yavaş! aşağıya inerken kasıyor =/

özcan dedi ki...

Ben basit denkleme takıldım. Hayatın hayal üzerinde dağılması özelliğinde t ve l'nin yan yana gelmesi tesadüf olmamaz. Neyse, bol TL'li günler efenim =)

umuthvr dedi ki...

çok güzel yazmışsın güne güzel başlamanın devamında getireceği sürprizler seni daha da mutlu edebilir . =) falcı gibi konuştum...

Adsız dedi ki...

Merhaba sevgili Melike, ben edebiyateorisi yani Canan :) Yazın çok hoşuma gitti. Eline, ruhuna zihnine sağlık arkadaşım.Hayat sana hep güzellikler getirsin, engelle karşılaştığında da mücadele gücünü üflesin ruhuna...Umut doldum bu ayzı sayesinde çok iyi geldi ya bana :D

Melike dedi ki...

@who cares biloooma gurban ol hele :/

@özcan tesadüftür belki de sadece? :)

@umuthvr 3 vakte dek ne var ne var?

@canan :) Sevindim senden gele bu yoruma. bana da yorumun iyi geldi :) sahiden.