Pages

17 Eylül 2010 Cuma

Kırtasiye.

Emekli olunca, hatta olmadan kırtasiyeci olmak isteyebilirim. Şu hayatta -evet elimle gösterdiğim hayat- beni mutlu eden ortamlardan birisidir kırtasiyeler ve kırtasiye malzemeleri satılan yerler. Hayır, yaş itibariyle "Benim zamanımda böyle şeyler yoktu" insanı da değilim ama, mest oluyorum bakarken ve tabii alırken.

En son gittim, dayanamayıp 3-4 defter aldım. 0.5 kalem kullanmadığım halde çokzel versatil kalemler aldım, 0.5. uçlu. Bir defteri kendime alıp kalanlarını kardeşime bağışladım bile:) Bir de pastel boya aldım ki, çok şirindi. Boya alıp alıp iş yerinde çocuklarla falan kullanıyorum. Olmadı kuzenime veriyorum. Alışveriş çılgınlığı desem... değil. Yalnız olmadığımı da biliyorum. Bu tutkumdan bahsedince "Aaa ben de!" diyen az olmuyor :)

Çocukluğuma ineyim dedim, oldum olası sevdiğim aklıma geldi. Yok, ordan da sonuç çıkmıyor. Zevk işte azizim.

Yahu, ne güzel bir sektör bu.

Bu yazının anafikri yok. Olmak zorunda da değil. E bunu açıklamak zorunda da değilim. Lakin sonuca bağlayamadım, ondan uzatıyorum.

Fin :)

4 Kalem Kelam:

kepazeyim dedi ki...

uçlu kalem ve o minoş silgiler ayyyhh asdfsdgff ankaraya geldiğimden beri taaa istanbuldan aldığım grip 0,5 kalemi kullanıyorum, diğer aldıklarım eve uğradıkça kardeşlerime veriliyo :)

Serhat dedi ki...

evimde sadece, tamamı boş olan defterlere ayrılmış bir bütün kütüphane, ayrıca sadece kalemler için kullanılan 2 orta boy dolap çekmecisi olan birisi olarak seni anlıyor, hak veriyorum... üstelik daha önce "kırtasiyeci mi olsam lan" diye de düşündüm, itiraf ediyorum. ama şu da var, sonunda "lan benim bir dükkan dolusu malzemem olsa satamam hiç birini, kapatır dükkanı koklarım silgileri falan" diye düşünerek her defasında vazgeçtiğim de doğrudur :)

Melike dedi ki...

kırtasiyem geldi alenen :/ o ne demek bilmiyorum ama... serhat, askere giderken bunları birine emanet etmek istersen, buradayım; unutma! senin için bu fedakarlığı yapabiliriim!

Serhat dedi ki...

yekyeeea! anlamadıysan bağırarak söyliyim: YEKYEEEEEA!!!