Pages

7 Eylül 2011 Çarşamba

Güz Temizliği

Blogun tasarımını yine değiştirdim. Sanırım girdiğim postlardan daha fazla kez tasarımını değiştirdim. Yok ya, abarttığımı ben bile anladım şimdi.
*
Epeydir yazmıyorum. Yazamıyorum değil, yazmayı bile denemiyorum. Canım çekmiyor yazmayı. Ya da, yazmıyordu demeliyim. An itibariyle yazdığıma göre, biraz iştahım olmalı. 
*
Bir şeyler izlemeye dayanamayan ben son 3-4 haftadır, Umut'un ilk bölüm için "Hadi izleyelim" demesiyle başlayarak, deli gibi House M. D. izliyorum. 6. sezonun ortasına geldim. İzlemek bana iyi geliyor. İyi geliyor derken iyi etmiyor. Terapi gibi şeylerden değil, ancak izlerken de mutluyum da. İzlemediğim çok az bölüm kalmışken, izleyeceğim hiç yeni bölüm kalmamasına az zaman kalması ve yeni bölümleri haftadan haftaya izleyebilecek olmam da sinir etmiyor değil beni. 
*
Benim en büyük olması gereken ama en büyük olmayan derdim ne onu anlatayım. İki yıl derslere gidip geldim ve nihayet tez aşamasına eriştim. Eriştim de, olmuyor. Elim kolum bağlanmış gibi. İki ayda tezi bitirip erkenden mezun mu olsam derken tek sözcük dahi yazmadım bir yere. Yüzlerce ölçek var doldurtmam gereken, onu da yapmıyorum. Sürekli "yetiştirebilecek miyim acaba"stresi içindeyim ama bu stresi yenmek için harekete geçmeyip üstüne hayatımdaki diğer meseleleri dert edinip duruyorum. Umutsuzluk krizi adını verdiğim karamsarlıkla gerçekçilik arasında gidip gelip bugüne dek zaten hayatımda önemli bir yeri olan ve muhtemelen de uzun süre önemli yeri olacak kronik problemlerime dertleniyorum. 

Aslında, bir sorun çözülse, bir tek şey iyi yönde değişse teze başlarım diyorum. Olmuyor, başlamıyorum. Olanı başlama mimi saymıyorum. Kolay olmayan günlerle baş ediyorum aslında, baş edemediğim ya da baş edecek enerjiyi topladığım zamanlarda biraz böyle çekilmez gibi gözüken -ama sadece gözüküyor- bir ruh haline bürünüveriyorum.
*
Tek bir hayatım var ve bununla ne yapacağımı bilmiyorum.

http://fizy.com/#s/1d7cbp

5 Kalem Kelam:

özcan dedi ki...

lupus değil.

***

"hayat kurmak" da kurmalı saat gibi aslında. isimsel benzerlikten daha fazlası. saati sen kurarsın ama zaman yine aynı zamandır, aynı hızda akar. hayat da öyle. planlarsın hayatını ama hayat yine bildiği gibi gelir. bir nevi tanrıcılık oynamaktır. kendi hayatında tanrı rolünü oynayacak kadar güçlü müsün işte asıl soru ve sorun bu.

dışarıdan öyle bir izlenim bıraktıydın aslında.

Melike dedi ki...

şarjı biten kahramanın hikayesini biliyor musun?

bilmiyor musun? henüz yazılmadı, ondan sanırım:)

hayatımda planladığım bir iki şey vardı, onlar da oldu. kurmaksa ötesinde gibi, ne bilmiyorum ama. sabit bir zemin şart ama, onu kestirebiliyorum.

who cares dedi ki...

merhaba,

uzun süredir yazılarınızı takip ediyorum ama yorum yapmak bugüne kısmet oldu. kah güldürüp kah hüzne boğuyorsunuz bizleri.

temanızı da çok beğendim. göz yormayan gayet güzel bir tema.

tezinizi de umuyorum en kısa sürede bitirirsiniz.

esenlikler dilerim.

özcan dedi ki...

şarjı bitmediği gün kahraman olacak adamdır o yea :/

iyi bir insansın, bundan daha sağlam bir temel olamaz.

Melike dedi ki...

bilmukabele who cares bey. sevgiyle saygıyla kalın kjfsj

şarjı biter herkesin arada, bitmemiş gibi davranmak mantıklı mı hiiiç emin değilim ve tabii ki teşekkür ederim :))