Pages

12 Nisan 2010 Pazartesi

sayrılık

sıradan bir pazar.
insanın kendine karşı verdiği en büyük savaşın egolarıyla olduğunu düşünüyorum kimi zaman. ama işte tutarsızlık bu. bazen de vazgeçiyorum.
*** (oy bu yıldız atme mevzuu sardı beni)
temamı değiştirmekli oldum. şöyle bir bakarken 14 seçenek arasında kaldım. bakmayı durdurdum zira o 14, 14 ile kalmazdı. 14 tane blog açsam ancak içime sinerdi, zira çok tatlı temalar var. yazmaktan ziyade bakarım öyle melül melül bloga, o denli tatlı yani.
***
eti browni intense yedim. hayatım değişmedi. ben yine de ikna olmadım. hani ekşi'de o kadar yazınca, değişmesi lazım dedim. yılmadım, bir daha bir daha yedim. yok olmuyor, kaç oldu bu hala olmuyor! biraz daha devam edersem bu değişiklik ancak tartıda olacak :(
***
lenf düğümlerim şişince anatomi bilgim artıyor. nerde ne var bilemediğim lenfleri sürekli dokunarak kontrol ediyorum. e napim, bastırınca parmağımla daha az acıyor.
o değil de, ilaçlarımı unuttum yine. ilaç kullananabilmek bir kişilik özelliği olmalı.
***
yarın iş var.
uyumalıyım.
uyudum ben.

2 Kalem Kelam:

kepazeyim dedi ki...

börtlenli dondurmadan ayırırsan intensi, prenses olmadan bal kabaklı arabaya binmiş gibi olursun.

M. dedi ki...

prenses olup da araba bulamamamdan iyidir :P