Pages

1 Haziran 2010 Salı

Reel Ölümler ve Sanal Ölümsüzlükler

18.01.2009

Gitgide farklılaşıyor yaşam. Popüler kültür öğelerinin inanılmaz baskını hayatta hemen her şeyde görmek mümkün. Bir de artık ölümlerde ortaya çıkan bir yaşama biçimi var. Ölümü yaşama biçimi…
Sanatçı için temel güdüleyicilerden birisi olarak ölümsüzlük arzusundan bahsedilir. Kalıcılığın yolunu eserleriyle buldukları rivayet edilir. Nitekim bu rivayetler de büyük doğruluk payı taşır. İsmi hatırlanan insanlar, ya da dünyaya bıraktığı herhangi bir şey yıllar sonra bir insanı etkileyebilen, haz veren insanlar sanatçılardır. (yöneticiler ve siyasetçiler var bir de ancak çoğu haz ile bir hatırlanmaz nedense.) yalnız sanatçılar bu ölümsüzlüğü günümüz insanıyla paylaşır hale geliyor gitgide.
“Ölümü yaşamak”, “Popüler Kültür”, “Sanatçının Ölümsüzlüğü” malzemelerimiz. Bir de anahtar sözcük var ki; “İnternet”
Çok insan öldü. Çok insan ölüyor ve çok insan ölecek. (herkes ölecek kısmı bu yazının konusu değil.) hali hazırda ölüm acısı, en azından birinci dereceden olanlarınki hariç, yaşama ve yansıtma biçimiyle gitgide yapaylaşıyor. Bir görev gibi yaşanıyor belki. Bir forumda “çok üzgünüm, çok iyi biriydi” standart içeriğine sahip mesajlar, her çeşidi bulunan internet sözlüklerinde unutmama sözü veren iletiler, Facebook’ta ölen kişilerin ismiyle kurulmuş gruplar, blog sayfalarında her ölümün erkenliğine dem vuran yorumlar… internette, ölenlere hitaben yazılmış sayfalaraca yazıya rastlamak mümkün. Aslında “ya okursa” gibi bir niyet de yok. Sanki bir görev gibi, gerek yaşanan ya da göreve benzeyen(öldü, üzülmeli) acı dışavuruluyor sadece.
Bir de internetin ölenler açısından durumu var, bence çok kritik olan. Düşünsenize, sizinle ilgili bir sürü bilgi, fikirlerinizi içeren sayfalar, esprileriniz ve belki bir sürü görüntünüz var internet üzerinde. Ancak sizin kontrolünüzde değil, öldüğünüz andan itibaren. Yani nerde olduğunuzdan ya da olmadığınızdan bağımsız bir şekilde, en azından hala varken düşününce büyük bir kontrolsüzlük/kontrol kaybı örneği değil mi? Mesela yanlış bir iddiamın, hiçbir zaman düzeltemeyeceğim şekilde, tahmin edilemeyen bir zamana kadar durması, insanlara ulaşması çok rahatsız edici. Ya da 4 yıldır görmediğim, bir internet platformunda tesadüfen denk geldiğim ve kolay kolay aklıma bile gelmeyecek birinin ardımdan “seni hiç unutmayacağım, çok özeldin…” demesi… gerçi burada daha önemli gelen bir nokta, benim böyle bir durumda “hadi oradan” diyemeyecek olmam ki bu da bana dair olana ilişkin kontrolsüzlüğüme işaret eder.
Artık ortalama düzeyde internet kullanıcısı herkes bir sanatçı gibi ölümsüzlüğü yaşıyor. Muhtemelen bir ölümden 10 yıl sonra hala ölen kişiye dair ve ait olanların bir kısmı(büyük kısmı belki de) duruyor olacak ve belki de o kişinin kaleminden çıkma birkaç satırdan etkilenen genç bir erkek birden mesleğini değiştirme kararı alacak. Belki orta yaşlı bir kadın kendini zincirleyen her şeyin karşısında durmanın cesaretini bir ölünün(ancak bunu hedeflememiş bir ölünün) bir şiirinden alacak. Ne kadar tanıdık bir durum değil mi? Tıpkı bir sanatçı gibi. Lakin kontrolsüz ve niyetsiz.
Ve sanal alem, ölünün ölmediği tek yer, zaman aşımına en az uğrayan.
Ölüm reelde, ateş düştüğü yerde.

dip not: kendimden alıntı gibi, değil gibi.

2 Kalem Kelam:

who cares dedi ki...

yazmıcam dedim ama yazıyım baağğğriiii hıııh.

hatırladım ben bunun kaynak şeysini hıh.

o yazını da çok beğenmiştim. bunu da çok beğendim. beğeniyorum mütemadiyen zaten.

kelime doğrulama: gıcıkmelike

Melike dedi ki...

hatırlamasan tripkar olurdum.

teşekkür ediyorum mütemadiyen :P

"kelime" doğrulama: hayırdesemdoğruolmaz